
"DUR GİTME...KAL!"
"Hiç geriye dönme ve adımını sıkı at,
Geriye döndüğün anda bil ki bırakmam"
Böyle demiştin son otogar yolculuğumda.
Geriye dönüp bakmayı istemiştim,
Bakmayı ve hiç bırakmamanı.
Nice geriye dönüp tekrar sarılanları,
Sarıldıkça kopamayanları gördüm.
Bilmem ki bu ayrılıklar niye sevdaya dair olur sevgili.

Ve nihayetinde duyulan anonsla,
Kopmuştu kıyamet.
Ne geriye dönüp bakabildim,
Ne de adımlarımı hızlandırabilmiştim.
Oturduğum koltukta yığılıp kalmıştım.
Birbirlerine el sallayanlar,
Sallanan ellerinin mesafeler sonrasında,
Tekrar yanlarına düşenler.
Kahrın orta yerinde içilen sigaralar,
Yere fırlatılan izmarit artıkları,
Her biri işte, her biri ayrılığın tortusuydu.

Geçenlere yine otogara düştü yolum.
Bir genç kız sevdiğine sarılmış,
Öylece soluklanıyordu sevda yokuşunda.
"Off şu zamansız ayrılıklar yoruyor beni,
Keşke hiç ayrılmasak, hep böyle kalsak,
Hep böyle kopmaksızın"diyordu.
Anonsla birlikte düştü sarılan kollar.
Kipriklerin vanası boşaldı peronlara.
İşte o anda olmadık olur oldu ve;
" Geri dön..gitme!.." dedi delikanlı.
Gitmedi genç kız, gidemedi...

Hani diyorum ki;
Sende bana "gitme" deseydin.
Deseydin de şu nikotin zehrini,
Filtresine dek emmeseydim.
Deseydin de gitmeseydim.
Şimdi yağmur yağacak biliyorum.
Biliyorum ıslanacağım kediler gibi.
Yağmurun yağmasını severdin değil mi?
Bende seviyorum artık biliyormusun.
Çünkü ağladığımı gizliyor.
Yağmurlu bir günde yolcu etmiştin beni.
Ağlamadığını sanmıştım.
Meğerse bunun içinmiş...aldanmışım.
Sahi şimdi bir yolculuğa çıkacak olsam,
Hep geriye dönüp bakıyorum artık.
Ama hiç kimsem yok,
"Dur gitme kal!.." diyecek.
Lütfi YILDIZ
